Pages

Ads 468x60px

Kelkit İlçe Tanıtımı 2 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kelkit İlçe Tanıtımı 2 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Temmuz 2013 Pazartesi

Kelkit İlçe Tanıtımı 12

KELKİT İLÇE KÜLTÜR
 İlçe merkezinde, 1 Lise, 1 İmam-Hatip Lisesi ve 1 Çok Programlı Lise ile 5 ilköğretim okulu, 1 Yatılı İlköğretim Bölge Okulu, 1 Pansiyonlu İlköğretim Okulu olmak üzere 10 okul bulunmakta olup, bu okullarda toplam 3.798 öğrenci, İlçemize bağlı köylerimizde ise 41 tane 1-5 sınıflı, 11 tanede 8 sınıflı ilköğretim okulu olup, bu okullarda ise 2.933 öğrenci olmak üzere toplam 6.731 öğrenci okullarımızda öğrenim görmektedir. Toplam 62 okulumuzda eğitim öğretim yapılmakta olup, 327 öğretmen bu okullarda görev yapmaktadır. İlçemizde Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü vardır. Fakat kendisine ait bir hizmet binası yoktur. Gerekli Eğitim ve Öğretim malzemesi yetersizdir. Buna rağmen her yıl çeşitli kurslar açılıp faydalı olmaya çalışılmaktadır. 2002 - 2003 yılında İlçe Merkezi Belde ve Köylerimizde 1 okuma yazma kursu açılmış, 5 vatandaşımıza okuma yazma öğretilmiştir. 6 Zilli Kilim, 13 Makine Nakış, 5 Giyim, 3 El Sanatları Batik Boyama, 1 Trikotaj, 1 Bilgisayar, 1 Kalorifer Ateşçiliği, 2 Üniversiteye Hazırlık ve 9 Halk Oyunları Kursu açılmış, genç kız ve kadınlarımıza bilgi ve beceri kazandırılmıştır. İlçe Merkezinde açılan 1 bilgisayar kursunda değişik yaş ve meslek gruplarından toplam 20 vatandaşımıza bilgisayar kullanabilecek eğitim verilmiştir. Bu çalışmaların sonucu 2002-2003 Eğitim Öğretim Yılında 42 bilgi ve beceri kursu açılmış ve bu kurslarda 843 genç kız ve kadın kursiyerimiz eğitim ve öğretim görmüştür. İlçe Merkezinde ve Ünlüpınar Beldesinde Kültür Bakanlığına bağlı Halk Kütüphaneleri bulunmaktadır. Ayrıca İlçemiz İmam - Hatip Lisesi ile Kelkit Lisesi bünyesinde olmak üzere kütüphaneler bulunmaktadır. İlçemizde futbol ve spor yapabilecek bir Çim Futbol Sahası yapılmış olup, 2004 yılı futbol müsabakaları burada yapılacaktır. Ayrıca Kaymakamlığımızca yaptırılan spor ve sosyal amaçlı tesis bünyesinde halı saha ve sosyal tesisleri bulunmaktadır. İlçemizde yöresel olarak amatör folklor çalışmaları yapılmaktadır. Fakat sistemli bir organizasyondan yoksundur. Mahalli bir kaç türküsü bulunmaktadır. Folklor çalışmaları Halk Eğitim Müdürlüğünce ele alınmış olup, sistemli bir hale getirilmeye çalışılmaktadır. Çevremizde el sanatları olarak kilim, heybe ve seccade gibi kullanım eşyaları Kaymakamlığımız SYDV bünyesinde oluşturulan Kilim Atölyelerinde %100 kök boya, % 100 yünden Kelkit İlçesine mahsus Zilli Kilimler dokunmakta olup, ayrıca ilçe halkından yün eğirme, kendi evinde dokuma işlemleri de yapılmaktadır. Ayrıca çeşitli el işleri ve eşyalar yapılmaktadır.Ayrıca ilçemizde iş adamı Aydın DOĞAN tarafından yaptırılmış ve kendi adını taşıyan bir Meslek Yüksek Okulu mevcut olup, 2003-2004 öğretim döneminde Eğitim ve Öğretime başlamış olup, 29 Kız,61 Erkek Öğrenci olmak üzere toplam 90 öğrencisi mevcuttur.


KELKİT İLÇE KÖYLERİ VE BELDELERİ
Beldeler: Deredolu • Gümüşgöze • Kaş • Öbektaş • Söğütlü • Ünlüpınar
Köyler:
Ağıl • Ağlık • Akdağ • Aksöğüt • Alaçat • Aşağıözlüce • Aşut • Aydoğdu • Aziz • Babakonağı • Balıklı • Balkaya • Başpınar • Belenli • Beşdeğirmen • Bezendi • Bindal • Bulak • Cemalli • Çağlar • Çakırlar • Çambaşı • Çamur • Çimenli • Çömlecik • Dayısı • Deliler • Dereyüzü • Devekorusu • Doğanca • Doğankavak • Dölek • Elmelik • Eskikadı • Eskiyol • Eymür • Gerdekhisar • Gödül • Güllüce • Gültepe • Günbatur • Güneyçevirme • Gürleyik • Güzyurdu • Karacaören • Karaçayır • Karşıyaka • Kazanpınar • Kılıçcı • Kılıçtaşı • Kınalıtaş • Kızılca • Kozoğlu • Kömür • Köycük • Kuşluk • Obalar • Oğuzköy • Öğütlü • Örenbel • Özen • Sadak • Salördek • Sarışeyh • Sökmen • Sütveren • Şenköy • Tütenli • Uzunkol • Yarbaşı • Yenice • Yeniköy • Yeniyol • Yesılova • Yeşilyurt • Yolçatı • Yukarıözlüce
Gümüşhane İlçeleri: Merkez ilçe • Kelkit • Köse • Kürtün • Şiran • Torul

Kelkit İlçe Tanıtımı 11

GUN ISIGINA CIKMAYI BEKLEYEN ANTIK KENT
 Ilçe merkezine 24 km mesafede Sadak köyünde bulunan antik Satala kenti, günümüzde tüm sir ve güzelligiyle toprak altinda bulundugundan, kendisini gün isigina çikaracak kaziyi beklemektedir. Satala'nin eski Roma Imparatorlugu'nun dogudaki en önemli askerî ordugah sehri oldugu ispatlanmistir. Satala her ne kadar askeri bir yer olsa da, buluntular burada medeniyetin de gelistigini göstermektedir. Trianus'un (MS 98-118) Kafkas seferi sirasinda burada konakladigini biliyoruz. Satala,konsül tarafindan gönderilen kisilerce idare edilmekteydi. Imparator Justinyen zamaninda Satala'nin önemi daha da artti. Imparator Heraklios zamaninda Pers ve daha sonra Islam akinlari sirasinda Satala harap edildi. XV.Roma lejyonunun üstlendigi bir yer olan Satala kenti, antik dönemde çok önemli bir merkezdi. Ünlü Bizans tarihçisi Prokopios, Satala'nin artik olmayan surlarinin dibinde Perslerle yapilan bir savastan söz etmistir. Prokopios'a göre, ?Firat sinirinin korunmasi amaciyla kurulan Satala, sadece stratejik bir amaçla Roma devlet sinirinin ileri karakolu olma? görevini yerine getirmistir. Hitit, Asur, Makedonya, Roma Bizans hâkimiyetinde kalan Satala, bir ara önemini kaybetmis, ancak Trabzon Komnenoslari zamaninda tekrar canlanmis ve onlarin mesire yeri olmustur. 6.yüzyilda imparator Justinyen zamaninda bugün bile görülebilen büyük eserler yaptirilmistir. Bugün Sadak'ta bulunan harabeler, amfi-tiyatro seklinde yükselen bir dagin etegindedir. Kalenin Pers tehlikesine karsi imparator Justinyen tarafindan onarildigini anliyoruz. Satala'ya ait çesitli müzelere devredilen eserler: a)Istanbul Arkeoloji Müzesi'ne -Kandil (Toprak) 2 adet -Yüzük taslari -XV.Legio Apollinares'in armasi -Kulplu testi -Armali kemer tokasi -Madeni parçalar b)Londra British Museum'da -Bronz Büst Ayrica Trabzon ve Erzurum Müzelerinde Sadak'tan çikarilan mezar taslari, mezar stelleri,sütun basliklari,lahit kapaklari sergilenmektedir.
 SU KEMER
I Önceleri 47 gözlü olan bu su kemerini 1866 yilinda Taylor 7 kemeri saglam kalmis olarak tespit etmistir. Ancak üzülerek yazalim ki bugün sadece 2 kemer ayagi ayaktadir Sadak Köyümüzde bulanan Su Kemerinden bir görünüm
 BRONZ BÜST
 Londra British Museum'dadir. Bir zamanlar Tanriça Artemis ya da Afrodit Kültü diye adlandirilan Aneaitis kültüne aittir. Grek bronz sanatinin tek örnegi olup M.Ö.4.yüzyil baslarina ait oldugu tahmin edilmektedir. Sadak Köyümüzde bulunan ancak yurt disina kaçirilan bronz büst
 NIKE KABARTMASI
 Kabartmada Zafer Tanriçasi Nike,sol elinde palmatle savas alaninda gezinir biçimde anlatilir .Yapit canli, ancak kaba üslubuyla olgun arkaik döneme tarihlendirilebilir.
 MEZAR STELLERI
 Sadak Köyünün disinda, Cirit Tepesinde bulunan 32 stel bu alanin kentin nekropolü oldugunu göstermektedir. Bulunan yazilarin çogu Latince'dir. Roma döneminden kalan mezar taslarinin birinde XVI.Lejyon bayraktari Büyük Covidianus'un karisi Julia Maxia için yaptirildigi yazilidir.
KELKİT İLÇE İKLİM
 İklim Yapısı Karadeniz Bölgesi’nin Doğu Anadolu sınırında yer alan ilçe, iklim ve doğal bitki örtüsü özellikleri bakımından daha çok Doğu Anadolu ile benzerlik göstermektedir. Yıllık ortalama sıcaklığı 6,9 C’ dir. Yıllık ortalama yağış miktarı 354.1 mm. dir. Uzun ve ağır geçen kış mevsimi, belirgin yaz kuraklığı, yağış azlığı ve yağış rejiminde görülen düzensizlik yöre ikliminin başlıca özellikleri. Bu klimatik koşullar altında ilçenin yüksek kesimlerinde sarı çam ağırlıklı iğne yapraklı ormanlar ve alpin çayırlar, alçak kesimlerinde ise stepler gelişmiştir. Ormanlar genellikle Bezendi, Sadak, Yeniyol ve Söğütlü tepelerinde bulunur.
 KELKİT İLÇE NÜFUS
 2011 yılı verilerine göre İlçe merkezi 15.003 , Belde ve Köyler 26.031 olmak üzere İlçemiz toplam nüfusu 41.034 olmuştur Bir önceki yıla göre İlçe merkezinin nüfusu 1.219 kişi , Köy ve Beldeler 268 olmak üzere toplam 1.487 artımıştır

Kelkit İlçe Tanıtımı 10

önceden, sonradan ve birlikte olmak üzere üç şekilde yapılır. Yöremizde kullanılan kilim motifleriyse şunlardır: Karalılar büyükler, aynalı perler, elmalar, yaslamlar, eğri zincir, tırmık dişleri, boncuklu gözler, küçük perler, kıvrımlar, tavşan tabanı, koç boynuzu, kurbağacık ve zincir. Yukarıda adı geçen kilimi motiflerini işlemek üzere hazırlanmış olan renkli ipliklerin elde edilişinde kullanılan kökboyalarının isimleri de şunlardır: Lahana (Evelik), sütleyeni (sarı-yeşil), papatya, ada çayı, nar ağacı, nane, soğan (kırmızı), ayva yaprağı (sarı), meşe,mazı (kahverengi-siyah). Kök boya bitkileri ise şunlardır: Böğürtlen, fındık kabuğu, Hayıt, civit otu, incir çiçeği, sığır kuyruğu, kara yemiş, kara lahana, ceviz ağacı, kızamık kökü, kestane, erguvan, selvi dalı, kekik otu, muhabbet çiçeği, asma, muşmula, meyan kökü, mürvet ağacı, eğrelti otu, okaliptüs, ekşi elma, kuşburnu, çalı fundası, hava civa ve çoban üzümü. Kelkit ve yöremizde Kelkit’i geleceğe taşıyacak yerel bir değer olarak gördüğümüz Zilli Kilimin yanı sına dokumacılık olarak, ala kilim, halı, heybe, azık torbası, aşlık çuvalı, palaz, örme ip, sambağı ipi ve hasır dokumacılığında gelişmiştir. Dokumacılıkta yaygın bir başarı göstererek dikkat çeken köylerimiz ise, Kızılcaköy, Çağlar ve Başpınar köylerimizdir.

 DANTEL VE NAKIŞ İŞLEMECİLİĞİ
: İlçemizde genç kızlarımızın el emeği göz nuru olarak işledikleri dantel ve nakış işleri oldukça gelişmiş bir durumdadır. Her genç kızın çeyiz hazırlama devresi içerisinde büyük bir emekle katıldığı bu faaliyetler, bireysel olmasının yanında Halk Eğitim Merkez Müdürlüğünün koordinatörlüğünde aynı zamanda kolektif ve örgütsel olarak da yapılmaktadır. Bu noktada dantel ve nakış işlemeciliği yaparak aile bütçesine küçümsenmeyecek katkılarda bulunan genç kız ve kadınlarımızın sayısı da hayli kabarıktır. Kelkit ve yöremizde yaygın el işi çeşitleri:seccade,baş örtüsü,iğne oyası,boncuk oyası,mekik oyası,pullu oya,yastık kılıfı,sandık örtüsü,yorgan ağzı,masa örtüsü,karyola örtüsü ve mutfak takımı. Yöremizde dokunan her oyaya bir takım mahalli isimler verilmiştir. Şimdi de tel ve boncuk oyalara yöremizde verilen ilginç isimleri yazalım: Subay sırması oyası, kiraz oyası, halga oyası, Zeki Müren dişi oyası, Ecevit burnu oyası, Türkan Şoray kirpiği oyası, düzme oyası, yürek oyası, mercimek oyası, kelebek oyası, örümcek oyası, süpürge oyası, elti çatlatan oyası, limon oyası, hanım oturur bey sallanır oyası,sıçan dişi oyası, Şiran yolu oyası, kuş yüreği oyası,karanfil oyası, böğürtlen oyası, incili küpe oyası, tengo kekülü oyası, elti çatlatan, papatya oyası, taksi tekiri oyası, biber oyası, yarım ay ve hanım oturur bey sallanır oyası...
 TAŞ İŞLEMECİLİĞİ:
 Taş işlemeciliği ilçemizde ilk zamanlardan bugünlere camilerin iç dizaynı ve minarelerin yapımında kullanıla gelmişse de, şimdi çok çeşitli alanlarda kendini göstermektedir. Kelkit’te taş işlemeciğini bir meslek olarak sürdüren minare ustalarımız mevcuttur. Taş işlemeciliği köy odalarının süslemesinde de kullanılır. Taş işlemeciliğinde dikkati çeken bölgemiz Öbektaş Beldemizdir.Bu bölgeden çeken taşın bir özelliği olarak yontma taş işlemeciliği gelişmiş ve güzel eserler verilmiştir. Kelkit’te mimari yapının değişmesi,taş işlemeciliğini eski revaçta olduğu günlerden uzaklaştırmışsa da, yukarıda belirtildiği üzere özellikle cami inşaatlarında taş işlemeciliği çok gelişmiştir. Taş işlemeciliği alanında Kılıçtaş ve Başpınar köylerimizden yetişen ustalar bölgemizde ün salmıştır.
 KELKİT İLÇE EKONOMİ
 İlçenin temel geçim kaynakları tarım ve hayvancılıktır. Nüfusun iktisadi faaliyet kollarına göre dağılımına bakıldığında sınai ve ticari faaliyetler gelişmemiş olduğundan tarım sektörünün önemli bir yer tuttuğu ve faal nüfusun %30’unu çiftçilerin oluşturduğu görülür. Tarımsal üretiminin büyük bir bölümünü tarla bitkileri (buğday, Şeker pancarı, fasulye, patates vb.) oluşturur. Tarım ve hayvancılıkla uğraşan çiftçilerimize İlçe Gıda,Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünce her türlü teknik ve teorik bilgi ile alet - ekipman yardımı yapılmaktadır. KELKİT İLÇE TURİZM

Kelkit İlçe Tanıtımı 9

 DOKUMACILIK (ZİLLİ KİLİM):
Zilli Kilimin geçmişi Orta Asya Türklerine kadar dayanmaktadır. Zilli Kelimesi Farsça Kilim demek olan ‘Zilu’ kelimesinden gelmiştir. Bu kelime Türkçe’ye zili veya zilli diye geçmiştir. Eski Türklerde halı, cecim, keçe, şili, zili adlarıyla kullanılmaktaydı. Selçuklu Türklerinin de bu bölge üzerinde zilli kilim dokudukları rivayet edilir. Zilli Kilim dokuyan ve bu adı veren tek yer Kelkit’tir. Başka hiçbir yerde aynı adla bu kilime rastlanmamaktadır. En büyük özelliği, kök boyalarından elde edilen renklerinin solmamasıdır. Tamamen eğirilmiş koyun yününden yapılan ve 40’a yakın desen kullanılarak yapılan Zilli Kilim, ”kemk” denilen tezgahlarda dokunmaktadır. Yaklaşık 6 m² lik bir zilli kilim, 8-10 Kg. yün kullanılarak 3 kişi tarafından ev dışı zamanlarda yaklaşık bir ayda dokunabilmektedir. Gösterişli ve göze hitap edebilmesi için, genellikle parlak renkler (kırmızı ve yeşil) tercih edilir. Zilli Kilim Kelkit’te çok sayıda köyde dokunmaktadır.

Üretimini artırıp pazarlama imkanlarını genişletmek maksadıyla Kelkit Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının bünyesinde Zilli Kilim Dokuma ve Uygulama Merkezi açılmıştır. Çeşitli ebatlarda üretilmezsine rağmen, seccade ve heybe tipleri çok kıymetli ve nadirdir. Zilli Kilim dokumacılığı, heybe, yastık, yolluk, duvar süsleri, nazarlık, isimlik ve seccade olarak çeşitli tiplerde üretilmektedir. Ayrıca eskiden çuval olarak dokunan zilli kilim motifleri, günümüzde sanatsal değere haizdir. Dokumalarda zemin rengi genellikle koyu tercih edilmektedir. Bütün renklerde kök boya ve indigo kullanılmaktadır. Natürel ve pastel renkler isteğe bağlı olarak kullanılmaktadır. Kimyasal boyalar kesinlikle kullanılmamaktadır. Renkler kesinlikle akıtmaz, bozulmaz ve ilk günkü gibi parlaklılığını ve canlılığını muhafaza eder. Zilli kilim ipleri tamamen el eğirmesidir. Kesinlikle fabrika ipi kullanılmaz. Dokumalar tek taraflı olup,tek yüz kullanılır. Motifler kabartmalıdır. Boya olarak kullanılan köklerin tümü doğal bitkilerden elde edilir. Boya olarak kullanılan köklerin bir kısmı çevre il ve ilçelerden, bir kısmı yöremizden temin edilmektedir. Boyalar kaynatılır ve ilave madde olarak şap, limontuzu, saçıkıbrız, kromtartar, pulkostik ve hidrosülfir kullanılır. Boya yapılırken mordanlama,

Kelkit İlçe Tanıtımı 8

 TÜRKÜLER
: Her kültürün kendine mahsus bir takım sosyal dinamikleri vardır. Belli bir toplum içerisinde yaşayabilme uyumu ve başarısı bu sosyal dinamiklere bağlı olduğundan, kişi, doğumundan ölümüne kadar kendisini çepçevre saran yerel kültür değerleriyle kuşatılmıştır. Bu yerel kültür değerleri; türkülerdir, manilerdir, masallardır, bilmecelerdir, ağıtlardır, dil ve anlatım özellikleridir, efsanelerdir, velhasıl kendimiz kokan her şeydir. Her ulus kendi kültürü yaratırken, kültürünün ayrılmaz bir parçası olan folklorünü de yaratmış, sevinçlerini, üzüntülerini ve acılarını değişik kalıplarda ifade edecek formları da bulmuştur. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesiyle Karadeniz Bölgesinin Bağlantı noktasında bulunan Kelkit ilçemizin türkülerinde 93 Harbinin ve Rus işgalinin derin izlerini bulmak mümkündür. O acılı yıllardan günümüze gelen süreç içinde insanımız bazen sevinmiş, bazen üzülmüş ; üzüntülerini ve sevinçlerini saza, söze dökmüştür. Bölgemiz insanları, geri kalmışlığın kaynağı cehaletle savaşırken, onun getirdiklerine de katlanmak zorunda kalmıştır. Kısacası üzerinde yaşadığımız coğrafya,insanımızın sevme hasretine ayrılık ateşi katmış, bu durdum türkülerimize de yansımıştır.

 KELKİT VE YÖRESİ EL SANATLARI
: Gelişen ve değişen dünya düzleminde, tek tip bir dünya vatandaşlığı kavramının artık kaçınılmaz bir şekilde gündemimizi işgal ettiği gerçeği karşısında,yerel nitelikli duyarlılıklarımıza eskisi kadar yaslanamadığımızı, yerel değerlerimize eskisi kadar önem vermediğimizi biliyoruz. Yozlaşan böyle bir yolun takipçisi milletler, her zaman kendi öz benliklerini kaybetmiş, toparlayıcı bir unsur olarak kendi öz benliklerine dönememişlerdir. Kelkit yöremizde el sanatları çok yaygın olmakla beraber, kurumsal bir yapı arzetmediği için, her geçen gün unutulmaya yüz tutmuştur. Çok değil, bundan 20-30 yıl evveline kadar, el sanatlarından geçimini temin eden ailelerin bulunuyor olması el sanatlarının yaygınlığı açısından bizlere bir fikir vermektedir. Her sene çeşitli el sanatlarında Halk Eğitim Merkez Müdürlüğünce açılan kurslar ve sergiler, unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarımızı tekrar o eski canlı günlerine döndürmektedir. El sanatlarına karşı duyulan ilgi ve otantik özelliğini koruyan özellikle Zilli Kilime karşı duyulan talep her geçen gün artmaktadır. Bu potansiyeli daha da işlevsel bir hale getirmek için kendi kültürümüze karşı daha duyarlı bir bakış açısı geliştirip yerel kimliğimiz üzerindeki araştırmaların yaygın olması gerekmektedir.

Kelkit İlçe Tanıtımı 7

Sinema salonunda sahnelenen oyunlardan Koreli Mehmet isimli tiyatro oyununda Adnan Aktaş, İbrahim Çelik, Ömer Şahin, Refik Yerli, Yaşar Hirik, Habib Ayvazoğlu, Selçuk Giriftinoğlu, Kenan Tuğlu, Faruk Yerli, Halit Aksu, Hüsnü Çelik, Ataç Elalmış rol almış ve bu oyun yıllarca konuşulmuştur. Hele rahmetli İsmail Topuz’un Volvo Turizm isimli yerel oyunda kriko rolünü başarıyla canlandırması ve başarısı Kelkit’in kültürel geçmişinde unutulmaz bir enstantane olarak anılara kazınmıştır. Kelkit bulunduğu coğrafya gereği, Doğu Anadolu Bölgesiyle, Karadeniz Bölgesi arasında tam bir geçiş özelliğine sahiptir. Kültürel anlamda bu iki farklı zenginliği buluşturarak bir köprü vazifesi gören Kelkit kültürü üzerine şimdiye kadar yayınlanmış bir eser ne yazık ki yoktur.

Bu konudaki çalışmalar hep lisans bitirme tezi olmaktan öteye gidememiştir. Rahmetle andığımız Sabri Özcan San’ın “Gümüşhane Kültür Araştırmaları ve Yöre Ağızları “ isimli eseri bu açıdan değerini korumakla birlikte, yeterli değildir. Teknoloji çağı karşısında folklorik birikimimiz kaybolup unutulup gitme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Gelenek ve göreneklerimiz eski cazibesini kaybetmiş, ağız özelliklerimiz bozulmuş, otantik kültürel değerlerimiz genç kuşaklara aktarılamamıştır. Bu çalışmanın olumsuz seyreden bu süreci engelleyeceği umudunu taşımakla birlikte, yine yeterli olmadığını da itiraf etmek gerekir.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Sayfamızı Beğenmenizle
Mutluluk Duyarız